Türk milliyetçiliği bölüne bölüne parçalanıyor…
Türkiye’de iki partinin kurumsal kimliği olduğunu söyleyebilirim…
Biri
Cumhuriyet Halk Partisi, diğeri ise Milliyetçi Hareket Partisi. (Diğer partiler genellikle lidere yönelik kurulup, yükselip, düşüyor ve kapanıyor. ANAP, DYP, SHP ve geriye dönüp baktığımızda iktidar olan birçok parti liderler gittiği zaman yok yoldu!)
Kurumsal
kimliği açacak olursak, belirli bir ideoloji doğrultusunda hareket eden,
belirli idealleri olan, belirli amaç uğruna siyaset yapmak demek…
Cumhuriyet
Halk Partisi’ne baktığımızda, hiçbir zaman lider tandaslı bir parti olmadığını
görürüz.
Uzun uzun
bunun savını ortaya koyabilirim, ancak konuyu Milliyetçi Hareket Partisi’ne ve Türk
Milliyetçiliğine getirmek istiyorum.
MHP, hiçbir
zaman Alpaslan Türkeş’in partisi olmadı. (Eğer öyle olsaydı, şimdi 3
çocuğu da farklı partilerde siyaset yapıyor olmazdı!..)
Ancak, Alpaslan
Türkeş, Türk Milliyetçileri için bir ‘başbuğ’ olarak kaldı.
Ölümünden
sonra velihat olarak hep Muhsin Yazıcıoğlu gösterilmişti. Milliyetçi
Hareket Partisi’nin genel başkanı olmaya en layık kişinin o olduğu
söyleniyordu. Ancak, partinin kurumsal kimliği Muhsin Yazıcıoğlu’nu Genel
Başkan yapmadı.
Devlet
Bahçeli, Türkeş’in ardından Genel Başkanlık koltuğuna oturdu ve bugüne kadar da
oturmaya devam ediyor…
Devlet
Bahçeli’nin koltuğu hep sallandı, sallandırıldı. Ancak, devrilmedi!..
MHP’den ayrılan
ilk yapı, yine merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve ekibi oldu.
Büyük
Birlik Partisi’ni
kurması yetmezmiş gibi, Ülkü Ocakları’nın alternatifi olarak Alperen Ocakları’nın
da kuruluşunda rol üstlendi…
Milliyetçiliğin
ilk bölünesi de bu şekilde olmuş oldu!..
Yıllar sonra…
Artık
başarı getiremeyen ve yıllardır, Devlet Bahçeli’nin partinin Genel Başkanlık
koltuğunu işgal ettiğini söyleyen bazı MHP’liler baş kaldırmaya başladı.
Meral
Akşener, Koray Aydın, Sinan Oğan ve Ümit Özdağ bu ayaklanmanın başını çektiler…
Bahçeli’yi
o koltuktan indirmek istediler…
Hepsi
teker teker ihraç edildi.
15 Temmuz
2016 tarihindeki FETÖ’nün darbe kalkışmasından sonra MHP ve Devlet Bahçeli,
hemen hemen her konuda Recep Tayyip Erdoğan ve AK Parti’ye destek verdi. Adeta,
hükümetin ortağı konumuna geldi. (Burası da ayrı bir yazı konusu…)
MHP’nin
muhalif kanadı (Sinan Oğan hariç) birleşip İYİ Parti’yi kurdu!..
Sinan Oğan
başka bir yol belirledi kendisine!
Çok demokratik
olarak kurulan İYİ Parti’nin merkez sağın alternatif partisi olacağı
düşünülüyordu.
Ama gün
geçtikçe demokratik yapı, demo olarak kaldı.
Parti
Meral Akşener’in partisi olmaya başladı.
Zira, gün
geçtikçe buradan da kopmalar oluşmaya başladı.
Ümit
Özdağ ihraç edildi, Zafer Partisi’ni kurdu.
İYİ Parti’den
bir kanat kopmuş oldu böylelikle.
2023
seçimlerinde Ümit Özdağ’ın kurduğu Zafer Partisi, Adalet Partisi, Ülkem Partisi
ve Türkiye İttifakı Partisi’yle Ata İttifakı’nı kurdu, Sinan Oğan
Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterildi. (Cumhurbaşkanlığı seçiminde beklenilmeyen
bir başarı elde ettiler…)
2023
seçimlerinden önce İYİ Parti’nin 6’lı masadaki çıkardığı kriz, büyük kopmalara
neden oldu. Ancak, en büyük kopma, Yavuz Ağıralioğlu’nun ayrılmasıyla
gerçekleşti.
Böylelikle
İYİ Parti bir kez daha bölünmüş oldu.
Alınan
duyumlara göre, Yavuz Ağıralioğlu’nun da önümüzdeki günlerde bir parti kurması
bekleniyor… (Parti kurulurken veya kurulduktan sonra İYİ Parti’den buraya geçecek
birçok eski yönetici olduğu söyleniyor.)
İYİ Parti
şu anda seçimde alınan hezimetin ardından seçimli kongreye hazırlanıyor.
Şimdilik 3
resmi aday var…
Parti’nin
kurulduğu günden bu yana bugünü bekleyen Koray Aydın… (Eğer kongreyi
kazanamazsa ayrılıp parti kurabilir.)
Meral
Akşener’in mirasçısı Müsavat Dervişoğlu.
Ve Tolga
Akalın.
Bir de…
Haziran
ayındaki kongrenin ardından muhalif kanadın başını çekenlerden biri Av.
Günay Kodaz var. Ki kendisi de ihraç edilmişti.
Seçimi
kazanacak kişiye göre, partiden kopmalar devam edecek gibi gözüküyor…
***
Şimdi
toparlayacak olursak…
Tüm
dünyada Nazizm ve Faşizmden sonra yeniden yükselmeye başlayan
milliyetçilik akımı, Türkiye’de de yükseldi. Ancak, milliyetçiler tek bir
çatı altında toplanamadığı için bu yükseliş, tam manasıyla gerçekleşemiyor, gerçekleştirilemiyor.
***
Milliyetçiliğin
son yıllarda özellikle Avrupa ülkelerinde yükselmesinin nedeni, dünyanın
çeşitli yerlerindeki savaşlardan kaçan mültecilerden kaynaklanıyor. Bunun en
büyük payını ise Suriyeliler oluşturuyor. Genel olarak mültecilerin
Avrupa’ya akın etmeye çalışması, ülkelerin kendi kimliğini kaybedeceğinden
korkmasına neden oldu. Bu korku da önce mülteci karşıtlığını ardından
da, milliyetçi akımları getirdi.
Yorumlar
Yorum Gönder